İSTERSEN
OLUR
Ne
zaman dönüp geriye baksam orada onu görüyorum, her tökezlemeden önce, her
şanssızlıktan önce, her aksi giden işte onu görüyorum, sinsi, ilgisizmiş gibi
görünen, ben ne dedim yahu havasında uzaklara bakan, gözünün kıyısında
küçümseyen bir bakışla, bir dudak büküş, bir soru işareti dolusu bakışla o hep
orada, bendeki enerjiyi alıp eriten, planların birbirine girmesine sebep olan,
tüm akışı bozan sinir bozucu varlığıyla BAY ŞÜPHE hep orada.
Başka
birinin ürettiği bir duygu değil tabii ki, ama çözümü yanlış yerde aramamızın
sonucu olarak "şüphe" her zaman "olağan şüpheli". Her
girişim her yeni adım her yeni fikirle ilgili aklımıza getirdiğimiz her olumlu düşüncenin bir de negatif kardeşi
peydah oluyor ortalıkta. Bu tabii ki yaşamın akışı içinde artık hepimizin
alıştığı bir durum ve üstelikte enerjimizin çoğunu bu şüphelenilen
olumsuzlukların çözümüne harcayarak kendimizi hedeften sürekli uzak tuttuğumuz
gerçeği hep ortada.
Ne
ile ilgili olursa olsun artık şunu kabul edip kendimizle sulh olmamız gerek,
evrensel düzen içinde biz ölümlülerin yapabileceklerinin de sınırı var, tabii
ki çok çalışacağız, niyet edeceğiz, strateji geliştireceğiz, taktikler
uygulayacağız ama çözümü dışarıda aramaktan vaz geçeceğiz, çözüm bizim
zihnimizde, elimizden geleni yaptığımız konusunda kendimizle sulh olduktan
sonra işi artık oluruna (aslında başkaları buna başka bir sürü isim veriyor)
bırakarak gelen sonucu kabul edeceğiz.
Bu
eylemlerimizin herhangi bir yerinde bir göz kırpışı kadar bir an bile
kendimizden veya başkalarının bu işe katkısından şüphe edersek zaten gereken
şifreyi girip olumsuz döngüyü başlatmış oluyoruz.
Ne
biz ne de başkaları hiç bir şeyi yoktan var edemeyiz ve olacak bir şeyin de
önünde duramayız, ne oluyorsa zaten olması gerektiği için bizi araç kılarak
oluyordur. Bu düşünce ile barışsak belki tüm hayatımızda kendimize böylesi
yükler yüklemekten vazgeçer ve daha olumlu bir düşünce kodlaması ile kendimizi
mutluluğun ellerine bırakabiliriz.
Bu
bir kerede varılabilecek bir menzil değil tabii, uzun süren bir egzersiz işi,
ömrümüz boyunca kendimizden veya başkalarından şüphe ederek veya işin
sorumluluğunu onlarda veya kendinde görerek yetişen “Sen” bir günde hop diye,
tamam artık şüphe yok, evrensel dönüşe teslim oldum, artık pozitifim diye
kendini kandıramazsın, bu bir sabır ve uğraşı işi, yabancı tabirle “mind set”
değişmesi için alışkanlıkların değişmesi gerek, alışkanlıkları değiştirmek için
önce davranışların değişmesi gerek, değişen davranışlar zaman içinde değişen
tavırlara onlarda değişen inanışlara dönüşür.
Şüphe
etmeden istersen olur….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder